skip to main |
skip to sidebar
15 Aralık 2009 Salı
what's on your mind?
hiç uykum yok. sabah nası kalkçezzz. ezgi abla ösledim seni. pazar günü geleyim de zıbıtalım diyorum. Ankarayı hiç sevmiyorum. 18473402749302 kişi toplasam sugarcane buraya gelir mi. hmm.. bir asosyalin çırpınışları ya da isyanı diye kitap yazsam alan olur mu. olmas tamam. son bi sigaram kaldı onu da içmeden yatayım ben. havalar çok soğudu böyle birden üstümüze geldi. kış bize pis pis nihahaha diye güldü. oysaki ben patiklerimi henüz dolabımdan çıkarmamıştım. emre seni çok ösledim. didem ılık süt iç. biz küçükken sandalyeleri karşılıklı koyup ipi de bacaklarına geçirip evde ip atlardık. hey gidi yavrum. çocuk olsan da dert her sabah okul bi sürü ödev yls dgs öss gibi adlarından emin olamadığım sınavlar. büyüsen ayrı dert. babam mı bakacak ömür boyu. ben yazdıkça feysbuk beni durdurmuyor. bekliyorum ki feysbuk bu alan doldu diye uyarı versin. at koşturuyorum resmen feysbukta. çılgın atıyorum. oha çok güselmiş hayat meğersem. feysbukta buldum hayatı. fanta hayatın tadı. dök dök ye ketçap. bazen böyle hep reklam cıngıllarını söylüyorum içimden. en kötüsü, marccc temislik ferahlık heryereee olan cıngıl. ben o sigarayı içip yatayım.
1 Aralık 2009 Salı
I Wanna Be Your Dog
Coverları bol ama Emilie Simon tarafından dinlemeyi sevdiğim bi şarkı.
Pek sevdiğim bi arkadaşımın da düğün şarkısı olcakmış :)
Klip güsel yaratıcı.. Tam yerinde.
30 Kasım 2009 Pazartesi
Google wave ve bigudilerim.
Güzel bir tatil sonrası yarın iş var.
iş iş iş iş iş iş iş.
-Bir maslak alır mısınız
-Köprüde inebilir miyim?
Tüm bayram boyunca oturup tez yazmaya çalıştım. Sonra baktım ki Shefrin'in '' Beyond Greed and Fear'' kitabını resmen türkçeye çevirip her satırını da tez diye adlandırdığım yandan yemiş word dosyasına yazmışım. Bıraktım.
Tez böyle yazılmaz. Biraz okuyim düşüncelerim gelişsin felan ama ne ara olcak bu iş hiçbi fikrim yok.
Annemler geldi bayramda İstanbul'a.. Büyük ihtimal yılbaşını da burda geçirmek istiyorlar ki bu benim için pek iyi değil. Sevgiliyle uyuyup uyanmaya alıştığımdan zor oluyor.
Uyku demişken. Uyurken kendime zarar veriyorum. Bu sabah uyandığımda, uyurken burnumdaki piercingi çekip çıkarmaya çalıştığımı farkettim. Acıyodu vs.. Niye böyle yapıyorum acaba. Uyurken kendimi videoya kaydetmek istiyorum.
Ha.. Google wave çıkmış. Çok güzel.
1 ay kadar önce sevgilim google a mail atıp davetiye istemişti bu program için. Bugün gelmiş.
Girdik kurcaladık, güzel bir olay. Hani iş yerinde kullandığımız outlook un çok yönlüsü.
Birden fazla kişiyle konuşmak için insanları o sekmeye sürüklemek yetiyor. Ya da bi video, fotoğraf paylaşmak için de aynısı geçerli ve karşı taraf hemen görebiliyor. İstersen yüklüyosun gönderilen video ya da fotoğrafı istersen de slide show yapıyorsun.
Bir de şöyle bi özelliği war ama bu preview sürümü olduğu için henüz yok diyebiliriz:
karşındaki fransızca konuşuyor ama sen fr bilmiyorsun. Varsın olsun bilme.. Rossy diye bi robot yapmışlar. Onu konuşma sekmesine sürüklediğinde aynı anda translate yapıyor. Hem de daha karşındaki yazarken. 20 dilde felan yapacakmış.
Aynı zamanda blogger ve twitter destekli.. blogundaki veya twitterındaki olaylara da wave yoluyla dahil olabiliyorsun.
Uzun bir mailleşme süreci olmuş ve tüm maili okumak istemiyorsunuz diyelim ki.. '' playback'' diyerek google sizin için özetliyor maili. Ahmet şunu demiş, arkasından ayşe şu öneriyi yapmış vs vs..
Google map ve anket özelliği de var bu arada.. mailden veya conversationdan çıkmadan hemen map sekmesinden nereyi anlattığınızı gösterebiliyorsunuz.
Aslında group veya iş çalışmalarında çok işe yarayacak bir şey.
meraklananlar için linkleri.. ilk link 1saatlik, ikinci link kısaca 10 dk da anlatıyor.
Böyle şahane bir şey. Herkes kullanmaya başladığında daha güzel olacak. Bi nev-i msn devrini sona erdirecek ki msnimi kaç aydır açmıyorum zaten.
Hm.. saçlarımı bigudiyle sardım. Böyle uyuycam. Güle güle tatil.
11 Kasım 2009 Çarşamba
working
Eveeettt. Beklenen oldu.
İşe girdim sonunda. Deloitte yolları taştan.
Sabahları 7de nasıl kalkacağım ben sorunu.. sabah 9-6 iş, akşam 7-10 okul. Arta kalan zamanda da
tez yazmaya çalışacağım.
Para derdi olmasa insan yine de çalışır mıydı?
Ben çalışmazdım sanırım. Bol bol kitap okurdum, sinema-film, yemek yapardım güsel güsel. Yine de bir üretme gereksinimi olurdu. Kitap yazmak, mızıka çalmak, piyano çalmayı öğrenmek, farklı el sanatlarıyla ilgilenmek..
Tabi bu saydıklarıma günümüzde ''hobi'' deniyor.
Hobilerimden tüm bir hayat yapmak isterdim.
Neyse işte.. İşe girdim. Biraz korkuyorum tabi o devasal excel tablolarından vs..
Umarım yolunda gider her şey.
Sevgili kucağından kalkıp işe gittiğime değsin.
İşe girdim sonunda. Deloitte yolları taştan.
Sabahları 7de nasıl kalkacağım ben sorunu.. sabah 9-6 iş, akşam 7-10 okul. Arta kalan zamanda da
tez yazmaya çalışacağım.
Para derdi olmasa insan yine de çalışır mıydı?
Ben çalışmazdım sanırım. Bol bol kitap okurdum, sinema-film, yemek yapardım güsel güsel. Yine de bir üretme gereksinimi olurdu. Kitap yazmak, mızıka çalmak, piyano çalmayı öğrenmek, farklı el sanatlarıyla ilgilenmek..
Tabi bu saydıklarıma günümüzde ''hobi'' deniyor.
Hobilerimden tüm bir hayat yapmak isterdim.
Neyse işte.. İşe girdim. Biraz korkuyorum tabi o devasal excel tablolarından vs..
Umarım yolunda gider her şey.
Sevgili kucağından kalkıp işe gittiğime değsin.
17 Ekim 2009 Cumartesi
Uzak dur benden, İnternet!
Bir bakıyorum akşam olmuş.
Griliğini arttırarak gelen mevsimde yorgan altı ve kucakta bilgisayarlı günler geçiriyorum.
Dur. diyorum kendime..
- Kabalcıya gidip minik,çizgili, not alabileceğim bir defter.
- Bilgisayarı gerektikçe kullanmamak
- Kindleberger'in kitabını bitirmek ve bu arada Douglas Adams'ın ansiklopedi kalınlığındaki 5 ciltlik kitabını da gözardı etmemek
-Tez konuma karar verip tez elden okuma yapmaya başlamak ve bir an önce giriş kısmını yazmak
- Günümün 2 saatini Toefl çalışmaya ayırmak
Evet yapılacaklar bunlar..
Peki benim yaptıklarım?
Çok geç uyuyorum.. Öyleki bazen uykum gelsin diye sayıklıyorum. Bi-mong filmindeki karakterlerin tam tersiyim. Gece uyuyamadıkça absürd şeyler düşünüp ağlıyorum.. Biraz rahatlıyorum.
İnternet. Facebook, bloglar, lastfm, ekşisözlük vs derken ölüp gidiyorum bunların arasında ve ''hiçbir şey'' oluyorum. İnsanların facebook fotoğraflarına bakıp, aptal videolar izleyerek harcıyorum hem zamanı hem kendimi. Neyseki sabah uyandığımda çayımı yapıp gazetemi okuyorum da üç-beş bir şey giriyor beynime.
Hiçbir şey bulamazsam deli gibi Mad men izliyorum. Ordan başka dizilere ve filmlere zıplıyorum. Gün sonunda bana kalan kocaman bir sıfır oluyor. Bana kalan da değil.. Benim kendime kaldırdığım bu oluyor.
Şu duvara bir çalışma masası koysam, ufak bi lamba, gerekli notlarım ve kitaplarım.. Artık beynimi çalıştırsam diyorum!
Artık sevgilimle eve çıkmak istiyorum. O bende kalırken yerleşik değil, ben zaten olmuşum internet aptalı. Bir duvardan diğer duvara kütüphanemiz olsun istiyorum!
Türk kahvesi ve Schubert eşliğinde kitap okuyalım.
- Çok entel koktuk be.. Arada ps oynayalım, aptal salak videolar çekip birbirimize gülelim.-
İşsiz ve parasızken çok şey istiyorum.
İş falan da aramıyorum. Bıraktım. Mülakata gitmek bile canımı sıkıyor. Olmadığın bir şekle bürünmek, kendini satmaya çalışmak.. İngilizceniz ne seviyede? İyi.
İyi de yetmiyor artık.. İstiyorlar ki ingiliz aksanlı demeçler vereyim. 5 yıl sonra kendinizi nerde görüyorsunuz? 2-3 ay sonramı bile görmüyorum ben arkadaşım diye bağırmak istiyorum.. Olmuyor.. Çılgın kariyer planları duymak istiyorlar. Onu da yapmıyorum.
Krizin etkisi azalıyor diyorlar.. Ocaktan sonra daha da iyileşecekmiş falan.. Ama maalesef işsizlik tavan yapmış durumda ve bunun 1 senede azalmasını beklemek de saçmalık olur.
Halk bankası uzman yrd. sınavı açmış. 50 lira alıyor sınava katılabilme şartı olarak. Öss bile 40 lira alıyor yahu.. 250bin kişi başvurmuş diye duydum. Güzel para.. İçimden pztsi günü Halk bankasının ik'sını arayıp bunun nedenini sormak geliyor. Ama büyük ihtimalle bir hanım kızımız bunun masraflar için olduğunu vs söyleyecek. Babam gibi mi oluyorum ne!?
O da böyle.. Haksızlık ya da hoşnut olmadığı bir şey varsa bir anda sinirlenir, açar sorar vs..
O bu şu değil de.. Şu satırları sonlandırıp biraz ekonomi tarihi, biraz Minsky modeli incelemem gerekiyor. Ve ben yazdıkça yazıyorum, erteledikçe erteliyorum.. Bilgisayarımı şu bir hafta boyunca gazete okumak ve bilmediğim ekonomik olaylara, terimlere bakmak dışında kullanmamak dileğiyle.
Ha bir de.. yurtdışında yüksek lisans yapmayan aklıma sıçayım!
Ha!..
Griliğini arttırarak gelen mevsimde yorgan altı ve kucakta bilgisayarlı günler geçiriyorum.
Dur. diyorum kendime..
- Kabalcıya gidip minik,çizgili, not alabileceğim bir defter.
- Bilgisayarı gerektikçe kullanmamak
- Kindleberger'in kitabını bitirmek ve bu arada Douglas Adams'ın ansiklopedi kalınlığındaki 5 ciltlik kitabını da gözardı etmemek
-Tez konuma karar verip tez elden okuma yapmaya başlamak ve bir an önce giriş kısmını yazmak
- Günümün 2 saatini Toefl çalışmaya ayırmak
Evet yapılacaklar bunlar..
Peki benim yaptıklarım?
Çok geç uyuyorum.. Öyleki bazen uykum gelsin diye sayıklıyorum. Bi-mong filmindeki karakterlerin tam tersiyim. Gece uyuyamadıkça absürd şeyler düşünüp ağlıyorum.. Biraz rahatlıyorum.
İnternet. Facebook, bloglar, lastfm, ekşisözlük vs derken ölüp gidiyorum bunların arasında ve ''hiçbir şey'' oluyorum. İnsanların facebook fotoğraflarına bakıp, aptal videolar izleyerek harcıyorum hem zamanı hem kendimi. Neyseki sabah uyandığımda çayımı yapıp gazetemi okuyorum da üç-beş bir şey giriyor beynime.
Hiçbir şey bulamazsam deli gibi Mad men izliyorum. Ordan başka dizilere ve filmlere zıplıyorum. Gün sonunda bana kalan kocaman bir sıfır oluyor. Bana kalan da değil.. Benim kendime kaldırdığım bu oluyor.
Şu duvara bir çalışma masası koysam, ufak bi lamba, gerekli notlarım ve kitaplarım.. Artık beynimi çalıştırsam diyorum!
Artık sevgilimle eve çıkmak istiyorum. O bende kalırken yerleşik değil, ben zaten olmuşum internet aptalı. Bir duvardan diğer duvara kütüphanemiz olsun istiyorum!
Türk kahvesi ve Schubert eşliğinde kitap okuyalım.
- Çok entel koktuk be.. Arada ps oynayalım, aptal salak videolar çekip birbirimize gülelim.-
İşsiz ve parasızken çok şey istiyorum.
İş falan da aramıyorum. Bıraktım. Mülakata gitmek bile canımı sıkıyor. Olmadığın bir şekle bürünmek, kendini satmaya çalışmak.. İngilizceniz ne seviyede? İyi.
İyi de yetmiyor artık.. İstiyorlar ki ingiliz aksanlı demeçler vereyim. 5 yıl sonra kendinizi nerde görüyorsunuz? 2-3 ay sonramı bile görmüyorum ben arkadaşım diye bağırmak istiyorum.. Olmuyor.. Çılgın kariyer planları duymak istiyorlar. Onu da yapmıyorum.
Krizin etkisi azalıyor diyorlar.. Ocaktan sonra daha da iyileşecekmiş falan.. Ama maalesef işsizlik tavan yapmış durumda ve bunun 1 senede azalmasını beklemek de saçmalık olur.
Halk bankası uzman yrd. sınavı açmış. 50 lira alıyor sınava katılabilme şartı olarak. Öss bile 40 lira alıyor yahu.. 250bin kişi başvurmuş diye duydum. Güzel para.. İçimden pztsi günü Halk bankasının ik'sını arayıp bunun nedenini sormak geliyor. Ama büyük ihtimalle bir hanım kızımız bunun masraflar için olduğunu vs söyleyecek. Babam gibi mi oluyorum ne!?
O da böyle.. Haksızlık ya da hoşnut olmadığı bir şey varsa bir anda sinirlenir, açar sorar vs..
O bu şu değil de.. Şu satırları sonlandırıp biraz ekonomi tarihi, biraz Minsky modeli incelemem gerekiyor. Ve ben yazdıkça yazıyorum, erteledikçe erteliyorum.. Bilgisayarımı şu bir hafta boyunca gazete okumak ve bilmediğim ekonomik olaylara, terimlere bakmak dışında kullanmamak dileğiyle.
Ha bir de.. yurtdışında yüksek lisans yapmayan aklıma sıçayım!
Ha!..
I hope that you find all there is that you want, is inside you now.
Hakkımda
Çayırda koşanlar
Takipteyim takipte
Labels
- Alice in Wonderland Promo
- bergamo
- bled
- Bled Castle
- bled gölü
- bled lake
- blueberry pie
- Carlos Castaneda
- dandik şiir örnekleri
- Don Juan'ın Öğretileri
- Ece Temelkuran
- Elif Shafak
- Elif Şafak
- Emilie Simon
- film
- Fuck You
- Görünmeyen
- i wanna be your dog
- ismmmo
- işsizlik
- işsizlik insana neler yaptırır
- Julie and Julia
- kim wilde
- Kitap
- la fête de la musique
- Lilly Allen
- lotus
- Lujbljana
- mali müşavir
- Mescalito
- movie
- music
- Muz Sesleri
- Ntv'ye şiir
- padmasana
- paris
- Paul Auster
- Peyote
- Skhizein
- The politics of fiction
- Tim Burton
- turta
- venedik
- yabanmersini
- yoga
- Zirovnica


